Doç. Dr. Pınar YILDIZ

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Genel Dahiliye Bilim Dalı

Sağlıkta ve Hastalıkta Yüksek sağlık okuryazarlığı düzeyinin değer katan etkileri

Günümüzde hızlı teknolojik ilerleme ile birlikte sağlık bilimleri alanında büyük bir değişim mevcuttur. Hekim ve hastane merkezli bakım yerini hasta merkezli bakıma bırakmış ve kişilerin sağlık yönetimine katılımı artmıştır. Bu interaktif ilişkinin kurulabilmesi, kişilerin sağlık alanındaki kararlara ortak olabilmesi için sağlıklarını koruma, iyileştirme ve yaşamları boyunca gelişebilecek hastalıkların yönetilmesi ile ilişkili temel bilgileri anlayıp yorumlayabilmesi gerekmektedir ve bu sağlık okuryazarlığı (SOY) olarak tanımlanır.

Dünyada hastalık epidemiyolojileri de değişmekte ve tüm ülkeler artan kronik hastalık yükü ile baş etmeye çalışmaktadır. SOY düzeyi düşük ülkelerde yaşayan bireyler, kendine sunulan koruyucu sağlık önlemlerini kaçırmakta, sağlıklarını kaybetmekte ve kronik hastalıkları ile sağlık ekonomisine de ağır bir yük olmaktadırlar. Sağlık okuryazarlık (SOY) seviyesinin temel düzeyden, interaktif ve hatta eleştirel düzeyde sağlık okuryazarlık seviyesine yükseltilmesinin sağlıklı yaşam ve kronik hastalık yönetimi üzerine pek çok değer katan etkisi olacaktır. Eleştirel düzeyde SOY’ına sahip bireyler, kendi sağlığının sorumluluğunu almış ve toplumsal yaşamın bir kuralı olarak sağlıklı olmayı görev edinmiştir. Bu düzeyde SOY’ı olan kişi, beslenmesinden başlayıp uyması gereken egzersiz programına, genetik yatkınlıklardan yaşa bağlı zorunlu taramalarına ve hatta aşı uygulamalarına kadar pek çok önemli sağlık önleminin de takipçisi olabilecektir. Diğer yandan sadece kendi sağlığını değil toplum sağlığının iyileştirilmesine de çaba gösterecektir. SOY düzeyinin bu seviyelere getirilebilmesi için aileler ve eğiticiler iş birliği içinde ortak hareket etmeli, işlevsel ve uygulanabilir sağlık müfredatını örgün eğitim sistemi içinde öğrencilere anlatabilmelidir. SOY eğitimi çocukluk çağlarından itibaren temel kurallardan başlayıp kişilere öncelikle öz denetim sağlamalı, zamanla bilgiler tutum ve davranış değişikliğine dönüşecek ileri seviyelere ulaştırılabilmelidir. Bu sayede pek çok kronik hastalığın kader olmadığı, değiştirilemez sanılan risklerin aslında erken alınacak önlemler ile azaltılabileceği de öğretilmiş olacaktır.